Fransa’da Sosyalist Parti öldü, ölecek, ölüyor!
| 22 Temmuz 2009 | Pinar Ersoy | 1 yorum
Belki de tarihi bir olaya şahit oluyoruz.
Belki de Fransa’da iki haftadır Sosyalist Parti’nin niteliği, geleceği, hatta ismiyle ilgili devam eden tartışmalar partinin yepyeni bir yapıya bürünmesinin ilk adımları…
En azından partinin miyadının dolduğunu düşünenler bunun böyle olacağını umuyor. Fransa’nın medyatik filozofu Bernard-Henri Lévi‘nin önceki gün “Sosyalist Parti ölecek mi? Hayır. Öldü bile” demiş olması ise bu kesimin ekmeğine yağ sürüyor.
Partideki “çöküşün” tarihine kısaca göz atalım:
Liderlik savaşı
Partinin kasım ayında yapılan genel sekreterlik seçimlerinde Martine Aubry ve Ségolène Royal karşı karşıya geldi. Seçimi Martine Aubry küçük bir farkla kazandı. Bu sırada çıkan kavgalar, hatta oy hırsızlığı iddiaları ise partinin ülke siyasetinde sağlam bir görüntü vermesini imkansız hale getirdi.
AP yenilgisi
Haziran ayında Avrupa Parlamentosu seçimleri zamanı geldiğinde, Fransız seçmen bu karmaşık tabloya tepkisini açıkça gösterdi. Sosyalist Parti sandıkta son yıllardaki en büyük yenilgisini aldı.
Sarkozy’nin partisi UMP’nin yüzde 27.87 oy aldığı seçimlerde Sosyalist Parti önceki seçime göre 12 puan kaybederek yüzde 16.48 oy alabildi. Koltuk sayısı 14′te kaldı. Üstelik Yeşil Parti’nın aynı oy oranıyla aynı sayıda koltuk alması çifte utanç kaynağı oldu.
Martine Aubry’nin liderlik yeteneklerini tartışanlar bu kez Sosyalist Parti’nin kendisini ve etkinliğini masaya yatırmaya başladı. “Mektup krizi” de bu duruma tuz biber oldu.
Mektup krizi
Sosyalist Parti mensubu olmasına rağmen partinin en ateşli muhaliflerinden olan ve 2012′de cumhurbaşkanlığı adayı olmak isteyen Manuel Valls, basına her zamankindan fazla çıkarak partinin artık ölmek üzere olduğunu, sosyalist kelimesinin artık bir anlam taşımadığını, partinin sosyalist iddialleri savunmasının zaten bir ütopya olduğunu söylemeye başladı.
Bunun üzerine Martine Aubry milletvekiline “Sevgili Manuel, ya partiyi eleştirme ya da partiden ayrıl” diyen bir mektup yazdı. Mektubun basına sızmasıyla birlikte Martine Aubry’nin ifade özgürlüğüne böyle müdahele etmesi eleştiri konusu oldu.
Partililerin çoğu Aubry’yi eleştirirken, partinin sivri isimlerinden Julien Dray, Martine Aubry’nin tavrını “amatörlük”, “otizm”, “dinleme özürlülük” diye tanımladı.
Partinin iki önemli ismi Bertrand Delanoë ve Ségolène Royal, Aubry’ye destek çıktı ama Bernard-Henri Lévi’nin aynı günlerde yayınlanan röportajı bu müdaheleyi etkisiz hale getirdi.
BHL: Çoktan öldü
Fransa’da kısaca BHL olarak anılan, medyada sık sık boy gösteren solcu filozof Bernard-Henri Lévi pazar günü Journal du Dimanche gazetesine verdiği röportajda Sosyalist Parti için “Nicolas Sarkozy’ye bir alternatiften bahsediyoruz, insanların umudundan. Ama Sosyalist Parti hiçbir şekilde umut barındırmıyor. Sadece kızgınlık yaratıyor” dedi.
BHL “SP ölecek mi?” sorusuna da “Hayır. Öldü bile. Neredeyse kimse bunu söylemeye cesaret edemiyor ama herkes doğru olduğunu biliyor. Bu ölü yapılanma, ruhundan geri kalan her şeyi de kaybetmek üzere. Parti bir an önce dağıtılmalı ve ismi değiştirilmeli” yanıtını verdi.
Kurtarma çabaları
Röportajın ertesi günü 200 kadar sosyalist millletvekili “Artık yeter. Herkesin kendi fikri ve hırsları olabilir. Ama dostlarının arkasından değil. Bizim davamız bunların üzerinde olmalı. Geçen hafta mecliste pazar günü çalışma yasası tartışıldı. Ama biz sadece kendi içimizdeki bölünmeyi tartıştık” diyen bir metin imzaladı.
Ancak milletvekillerininin bu çıkışı, partinin değişmesini isteyenlerin sesinin yanında cılız kaldı. Önümüzdeki günlerde partinin toparlanması için bir şey yapılacak mı, yapılsa bile işe yarayacak mı göreceğiz.
Ama Sosyalist Parti solun amansız hastalığına yakalanmış gibi… Sağ, iyi ya da kötü çalışırken o kendi içindeki bölünmelerle uğraşıyor. Üstelik bu sefer yataktan kolay kolay kalkamayacağa benziyor.
NOT: Sosyalist Parti, 1969 yılında Enternasyonalin Fransız Seksiyonu’nun (SFİO – Section Française de l’Internationale Ouvrière) isim değiştirmesiyle kuruldu. 1970′li yıllarda Fransız Komünist Partisi ve Sol Radikal Partiyle ortak çalışan Sosyalist Parti 1981′de François Mitterand’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle ilk kez büyük bir başarı elde etti. Mitterand’dan beri cumhurbaşkanlığı koltuğunda sağcı liderler (Jacques Chirac ve Nicolas Sarkozy) oturuyor.
Yorumlar
1 yorum yapıldı: “Fransa’da Sosyalist Parti öldü, ölecek, ölüyor!”



24 Temmuz 2009 @ 02:20
Martine Aubry dün RTL’ye verdiği röportajda “Hiçbir zaman görevimden ayrılmayı düşünmedim. Partide sorun yok. Sadece son yıllarda kaybettiğimiz bazı değer yargılarını yeniden bulmalıyız” dedi. http://su.pr/2ZeDXe