Ulusal kimlik tartışması neden haklı?
| 21 Ocak 2010 | Pinar Ersoy | 1 yorum
Fransa aylardır Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin girişimiyle başlayan “ulusal kimlik” tartışmasını konuşuyor. Birçok kesime göre değil Fransız olmayı tanımlamak böyle bir girişim başlatmak bile ırkçılıkla eşdeğer. Peki girişim tamamen haksız mı? Kenan Devletyan “ulusal kimlik” tartışmasının haklı taraflarını yazdı… P.E.
Peki ulusal kimlik arayışı Fransa için bir mecburiyet haline mi geldi?
Doğrusu objektif bakmak gerekirse bu sorunun cevabı “evet.” Zira Fransa’da Fransız anne babadan doğmuş olsa da her çocuk etnik bakımdan yude yüz Fransız değil. Birçoğu değişik etnik guruplara veya milliyetlere mensup eşlerden doğma bu çocuklar kültür ve yetiştirme açısından da Fransız değiller. Fransız okullarında eğitim almaları bunda en ufak bir değişiklik yaratmıyor.
Buna karşılık köken olarak gerçek Fransız nüfus artışı yılda %1. Yanlış okumadınız yüzde bir! Yapılan araştırmalar fazla değil sadece 60 yıl sonra Fransa’da hiç Fransız kalmayacağını söylüyor. Tabi bu veriler Fransız kamuoyunu ve politikacılarını rahatsız ediyor. Bu da Fransa da sağ partilerin söylemlerini ve oylarını artırmalarına yarıyor.
Geçen zaman içinde bu insanları Fransız milliyetçiliği içinde asimile edeceğini sanan hükümetler günümüzde Fransızların değişik gruplar içinde eriyip kayboluşlarını endişe içinde izliyor. Fransa’nın yeni bir ivmeye, taze bir kana ihtiyacı olduğunu fark eden bu politikacılar devrim ruhunu tekrar canlandırmayı, Fransa ve Avrupada yeniden milliyetçilik akımlarını yükseltmeyi çare olarak görüyor.
Tabanda ise durum daha da vahim hale geldi. Milliyetçilik ile ırkçılığın kolayca karıştırılacağı bir ortamda karşılıklı kutuplaşmaya doğru gidiliyor. Vatandaşlıkla Fransaya bağlı olan ama asla Fransa’ya intibak edemeyen ve kendini asla Fransız hissetmeyen bu kesimle Fransız toplumu arasındaki uçurum hızla açılıyor.
Özgürlük kardeşlik eşitlik kelimeleri kulağa hoş gelse de bunların uygulaması artık çok zorlaştı. Fransızların çoğu yabancılara önyargılı davranıyor. Hiç biri yaşadığı, çalıştığı veya eğlendiği yerde yabancı görmek istemiyor veya en azından bundan rahatsız oluyor. Fransız polisinin veya resmi kurumlarının yabancılara karşı önyargılı tutumu ise artık olağan karşılanıyor. Tabii bunda geçmişte yaşanan nahoş hadiselerin de payı olduğu bir Fransız için yabancı ile problemin eşit anlama geldiği gerçeği de atlanmamalı…
Duruma Fransız penceresinden baktığınıza da, Fransa’da yaşayan yabancı kökenli biri olarak baktığınızda da haklı yanlar var. Ancak mevcut problemlerin sağduyu ile çözümlenmesini ummaktan başka da bir yol yok. Zira bir yüzü milliyetçilik, hır yüzü ırkçılık olan çok tehlikeli bu kılıç dikkatli kullanılmadığında size de karşınızdakine de zarar verir.
Bir ülkenin vatandaşlarını aynı çatı altında etnik kökeni ne olursa olsun o ülkenin milli değer ve kültürüne inandırmak, aynı ulusal kimlik altında kaynaştırmak, pekiştirmek istemesi son derece doğal ve gereklidir. Ancak daha önemlisi ve zoru her bir bireyin beyninde, kalbinde ve vicdanında bunu gerçekten hissedebilmesidir. Asıl hedef ve başarılması için çalışılması gereken budur.
Kenan Devletyan
Etiketler: Fransa > göçmen > ırkçılık > milli kimlik > Sarkozy > ulusal kimlik
Yorumlar
1 yorum yapıldı: “Ulusal kimlik tartışması neden haklı?”



10 Şubat 2010 @ 17:54
[...] aylardır gündemi meşgul eden, birçok kesim tarafından tehlikeli bir gidişat olarak yorumlanan ulusal kimlik tartışmasının ilk aşaması pazartesi günü [...]